

Öncelikle beni kırmayıp, hiç zorluk çıkarmadan geldiğiniz için çok teşekkürler. :)
* M.T. : İlk
olarak her konuğuma yaptığım gibi kısa bir özgeçmiş almak istiyorum. Bugünlere
nasıl geldiğin, hangi takımlarda oynadığın ve aklına gelen en önemli başarıların
nelerdir?
N.B : Voleybola Bahçeşehir Kolejinin okul takımında başladım. Aynı
zamanda Bahçeşehir Spor Kulübünde de görev alıyordum. Orta 2 ve 3te Türkiye
Şampiyonu olduk. Liseye başlamadan önce Mehmet abi beni Eczacıbaşına istemiş.
Ama benim haberim yoktu. Ertesi sene tekrar istediler. Vakıfbank da istiyordu. O
zamanlar Vakıfbank da daha çok arkadaşım vardı. Eczacı bana daha uzak
geliyordu.Yani uzak derken oyuncuları daha havalı falandı. :) Ama Mehmet abi
gelip Kolejin müdüründen istedi beni ve Eczacıbaşına geçtim.6 senedir
eczacıbaşında oynuyorum Eczacıya gittiğimin ikinci senesi Yıldız Milli Takıma
çağırıldım. Eczacının tüm oyuncuları Yüzyıl Kolejinde okuyordu. Ama ben
kolejimden vazgeçmedim.Okullarda Dünya Şampiyonası senesinde Bahçeşehir ile
Türkiyede ikinci olduk. Birinci olan Yüzyıl Koleji Dünya Şampiyonasına gitti.
M.T : Peki burada bir şey soracağım. Yüzyıl Kolejine gitmediğine pişman oldun mu
?
N.B. : Gitmediğime pişman olmadım. Çünkü bana demişlerdi ki; Bahçeşehir kolejinde kal barajı geçtiğin takdirde Üniversiten garanti denmişti . Ben lisede üniversitemi garantilemiştim. :) sınavda da istediğim puanı alıp istediğim bir bölüme girdimJ
M.T. : Sırf bunun için mi yani Bahçeşehir Koleji ?
N.B : Eee ne yani? 2 şampiyonluğum az olsun ama üniversitem tam olsun. :))) Neyse. Genç Milli ile Çek Cumhuriyetinde Avrupa 6. lığımız oldu. Bu 6.lık şu meşhur Dünya 2.liğimizin geldiği Şampiyonaya gitme hakkını kazandırdı. Ama bunun öncesinde Trabzon da düzenlenen Karadeniz oyunlarında En İyi Blokör seçildim. Orada Şampiyon olmuştuk. Ondan sonra Meksikaya gittik ve Dünya 2. si olduk. Ondan sonraki yaz Avrupa 3.lüğümüz var. Aynı kadro 90 doğumlular ile birlikte. Geçen yazda son olarak Meksika da Dünya 7.liğimiz var. Orada da En İyi Blokör seçildim.
M.T. : Sen ? En İyi Blokör ? Üstelik Dünya 7. si takımdan ? :)
N.B. : Evet. İstatistiklere göre seçiliyor herhalde. Kafalarından seçmiyorlar ya. :)
M.T. : İşte işin en kötü yanı da o zaten. İstatistiklere göre seçilince final serisinde ortalarda görünmeyen Çiğdem Can RASNA, bloklarıyla Vakıfbankı döven Eda ERDEMin yerine En İyi Blokör seçilebiliyor. :) Neyse konumuzdan sapmayalım. Buyur Asuman seni dinleyelim. :)
A.K. : Milli Takım başarılarımız zaten aynı. Ödüller dışında :) Pasörlükle ilgili bir derecem yok. 99 yılında Eczacıda voleybola başladım. Köklü bir Eczacılıyım. Evde boş durmayayım. Tembellik olmasın diye ablam gel yazdırayım demişti. :) 1.5 yıl kadar spor okulunda kaldım. Mehmet abi Bu kızda kabiliyet var. Altyapıya alalım. Deyip beni takıma dahil etti. İlk 86 doğumlularla antrenman yapmaya başladım. Ablalarımın yardımı ile voleybolu sevmeye başladım. :) Genç takımda 3 yıl üst üste şampiyonluğumuz var. Aaa Konyada Milli Takım olarak özel bir turnuvaya gitmiştik. Orada En İyi Pasör seçilmiştim. :)) Geçen yıl A takıma çıktım. Pek şans bulamadım. Umarım bu sene şans bulabilirim.
* M.T. : Bu zamana kadar voleyboldan beklediklerini alabildin mi? Bundan sonraki hedeflerin nelerdir?
N.B. : Altyapı ve Milli Takım adına beklediklerimi alabildiğimi düşünüyorum. Genç Milli Takımda biraz hayal kırıklığı yaşattık. Çünkü Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında daha iyi bir derece bekliyorduk. Kulüp A Takım olarak pek şans bulamadık. Aslında ilk A takıma çıktığım sene 10 15 maçta görev almıştım ve iyi değerlendirmiştim. Aslında performansım çoğu insanı tatmin etmişti. Geride bıraktığımız sezonda ilk yarı oynadım ama 2. yarı sahaya bile giremedim.
M.T. : Peki Lorenzo geldi. En azından tribünden aşağıya iner misin?
N.B. : Tabi bu sene daha fazla şans bulabilirim diye düşünüyorum. Gençlere önem veren bir antrenör olduğunu duydum. Ama çalışmadan hiçbir şey olmaz. Daha fazla çalışıp formayı hak etmekte gerekiyor.
M.T. : Evet Asuman söz sende.
A.K. : Ben hep şunu hatırlıyorum. İlk başladığımda hedef Milli Takıma gitmekti. O zaman hatta beraber tatile gitmiştik. Ve hep derdik Acaba Milli Takıma biz seçilir miyiz? Diye. Ve ilk seçildiğimizde çok mutlu olmuştuk. Yıldız Milli Takımda Dünya 2. liğini almamız biraz güven getirdi ama fazlada havaya girdik sanırım. Genç Milli Takıma geçtiğimizde böyle çok başarılıyız ve biz her maçı kazanırız havası, Dünya 7. liğiyle son buldu.
M.T. : Dünya 2.liğini kime kaybettiniz?
A.K. : Çine kaybettik. Milli takımda çok beklentileri karşılayamadık. Bireysel olarak bakarsak bence A takıma çıkmam çok geç oldu. Sonuçta 12 yıldır voleybol oynuyorum ama daha geçen sene çıkabildim. Bence A takıma ne kadar erken çıkarsan o kadar çabuk gelişirsin. Şimdi ben geç kaldığım için sanki gelişme dönemim daha uzun sürecekmiş gibi geliyor.
M.T. : Evet. Başka bir şey var mı ? Hedef falan ?
A.K. : Hedef zaten aynı yani çocuk sahibi olmak :)
N.B. : Evli mutlu çocuklu :)))
M.T. : Bunları yazacağımı biliyorsunuz dimi ??? :)
* M.T. : Sizce bu sene lig nasıl bir görüntü içerisinde olur ? Geçen senekinden daha kaliteli oyuncuların transfer edildiği bir sezon gibi değerlendirebiliriz. Çünkü Eczacıbaşı, Vakıfbank ve Galatasarayda gerçekten iyi yatırım yaptılar. Senin görüşlerin nelerdir?
N.B. : Açıkçası daha iyi transferler olduğu bir gerçek ama belli başlı takımlar yaptı yine.Fenerbahçe, Eczacıbaşı Galatasaray ve Vakıfbank aralarındaki oynanan maçlar gayet zevkli olacaktır diye düşünüyorum.
A.K. : Geçen sene herkes Fener şampiyon olur diyordu ve öylede oldu. Bütün takımlar ona odaklı olarak korkarak çıkıyordu sahaya. Ama bu sene gerçekten her takım için iyi transferler var. Sonuçta bunun temel taşı iletişimdir. Her kadro 14 15 kişiden oluşuyor ama 5 yabancı var ve bu yabancılar uyum sağlayabilecek mi? En önemlisi bu. Geçen sene bize de iyi yabancılar geldi ama bir uyumsuzluk oldu. Kimse bunu inkar edemez. Bireysel olarak iyilerdi ama biz takım olmayı başaramadığımız için hayal kırıklığı yaşadık.

* M.T. :
CEV Şampiyonlar Liginde 3 temsilcimiz olacak bu sene. Bunlardan biri de
sizsiniz. Şansınızı nasıl görüyorsun?
N.B. : Kimler vardı grupta ya. Hiç çalışmadığım bölümden geldi soru :)
A.K. : Bu çok ağır oldu ya :)
* M.T. : Söyleyeceğim isimleri duyduğunuzda ilk aklınıza gelen
özelliklerini yada sende çağrıştırdıklarını öğrenebilir miyim? Sırayla
söylüyorum. :) Jenny Barazza, Duskiyevich ve
Lorenzo Micelli
* M.T. : Jenny Barazza
A.K.: İtalya Milli Takımının sahip olabileceği en iyi orta oyuncu.
N.B. : Dünyanın sayılı en iyi orta oyuncularından bir tanesi.
* M.T. : Duskiyevich
N.B. : Hiç izlemedim. Tanımıyorum. Hatta daha tanışmadımda. :)
A.K. : Aynı duyguları paylaşıyorum. :)
* M.T. : Lorenzo Micelli
A.K. : Duyduğum kadarı ile gençlere çok önem veren biri.
N.B. : Çok sempatik ve sıcak birisi.
* M.T : Çalışmalara başladınız mı ? Lorenzo geldi mi? Kaç aydır takımla birlikte çalışmalara çıkıyorsunuz?
A.K. : Temmuzun 13ünden itibaren çalışmaya başladık. İlk hafta Lorenzo vardı. Yani çok fazla top antrenmanı yapmadık. Lorenzonun geldiği hafta gerçekten yorulduğumu hissettim. Birazda hamlık vardı tabi. Daha ilk antrenmandan çok şey istediği belli. O yüzden çok iyi çalışıyoruz. Sonra daha ağırlıklı olarak fitness yapıyoruz.
N.B. : Ben, Asu, Mirka, Gözde, Aysun abla, Serpil ve Jeje. Antrenmanlarda 7 kişiyiz. Bu yüzden tempolu ve güzel geçiyor. Lorenzo bir ara Milli takımdaydı ama şuan hep beraber yoğun bir şekilde çalışıyoruz.
* M.T. : Victoria Ravvanın senin için özel birisi olduğunu biliyorum. Umarım yanlış bilmiyorumdur? Senin kafandaki Ravvayı anlatman mümkün mü ? Onun örnek aldığın yanları nelerdir?
N.B. : Geçen sene Şampiyonlar Ligi maçlarını izlediğimde çok etkilenmiştim. Ravvada örnek aldığım orta oyuncular arasında geliyor. Bir orta oyuncu olmasına rağmen gerçekten çok fazla top alıyor. Ve bu topları gayet güzel öldürüyor. Onun dışında hani maçlarda böyle ağır çekim gösterim yaparlar ya, işte o gibi görüntülerde ellerini içeri nasıl soktuğu, rakibin hücum açısını nasıl daralttığı konusunda beni çok etkilemişti. Ve En İyi Blokör seçilmeside ayrı bir güzellikti. Bu sene beklide karşılıklı oynama imkanım olacaktır. :) Merak etme ben ona saygımdan ayağına gidip senin için forma alacağım söz. :) Ayrıca senin köşene konuk olduğunda facebooktan Ravva ile tanıştım. Çok mütevazi bir insan, sende köşende bunları dile getirmişsin.
* M.T. : Bu arada hücumu çok iyi dedin. Sen ne zaman hücumunu geliştirmeyi düşünüyorsun?
N.B. : Aslında ben altyapıdayken hücumum iyiydi. Ama ben alt yapıdayken çok kiloluydum. Ve kilo verirken güçten de düştüm. Bu yüzden hücumumda tabiî ki biraz düşüş yaşadı. Ayrıca Gençler Dünya Şampionasından sonra sağ omzunda küçük bi yırtık vardı bu sakatlık da benim hücumumu baya etkiledi. Geliştirmem ve güçlenmem gerektiğini çok iyi biliyorum merak etme. :)
* M.T. : Peki. Asuman senin hayranı olduğun oyuncuyu bilmiyorum. Senin için özel yeri olan örnek aldığın bir voleybolcu var mı ?
A.K. : Herhalde bir pasörün Türkiyede örnek alabileceği en iyi isim Arzu abladır. Dünya geneli düşünürsek de kesinlike Lo Bianco. Yani onu izlemek çok keyifli, çok düzgün bir tekniği var. Ben kendi tekniğimle ilgili çok büyük sorun yaşıyorum. Topu elimde tuttuğum için orta oyuncularla çok sorun yaşıyorum. Lo Bianconun topun elinden çıkışını izlemek bile büyük keyiftir. Ağır çekimlerde de görülüyor. Her topu standart diyebileceğimiz bir kalitede atıyor. Oyun anlayışı ve anında karar verebilme yeteneğiyle de çok kıvrak bir zekaya sahip diye düşünüyorum. Umarım bir gün bende onun gibi olurum.
N.B. : Ama şöyle de bir şey var. Biz artık Asuman ile o kadar birlikte çalıştık oynadık ki, bir göz kırpmayla bile ne istediğimizi anlatabiliyoruz. Çok güzel bir uyum içerisindeyiz. Sürekli beraber oynamakta çok büyük bir avantajdır oyuncular için. Mesela Asumanla oynarken kendime daha çok güveniyorum. Çünkü bana güvendiğini ve pas atacağını biliyorum.
* M.T. : Her konuğuma yönelttiğim ve bundan sonra da yönelteceğim soruya geldik. :) Önce Neşve. Geçen sene 1 soru 2 Ünlü köşemde sana da bu konuda yer vermiştim ? Bu senede 15 numara mı giyeceksin? İleride gideceğin herhangi bir takımda ya da burada 15 numara giyme şansın olmasa kaç numara giyersin?
N.B. : Ben bu sene 10 numara giyeceğim sanırım. Çünkü Del Core 15 numara giyiyor. Nalan abla gelip rica etti. Ve bende benden daha tecrübeli bir oyuncu olduğu için saygı duydum tabikide. Bende bu sene 10 numarayı istedim.
* M.T. : Geçen sene 10 numara Borodokova idi. Umarım ona benzemez performansın. :) Asuman sen hemen hemen her takımda farklı numaralar giyiyorsun. A takımda 18 numara. Genç takımda 8 numara. Ve Milli takımda 23 numara. :) Neden her takımda farklı ? Ve bu sene hangi numarayla izleyeceğiz seni?
A.K. : Bu senede 18 giyeceğim. Genç takımda 8e sempati duyuyordum. Sonradan öğrendim ki ablamda Hentbol oynadığı yıllarda 8 giyiyormuş. Güzel bir anı oldu. Sonra Genç Milli Takıma gittim. Orada Merve Ateş giyiyordu. Benden daha tecrübeli olduğu için isteyemedim. Ve 18i giydim. 18de öyle kaldı. Cüssemede çok yakıştı. :) Genç takımda 8i giyebiliyorum. A Milli Takımda 8i Bahar, 18i Özge giyiyor. Bu yüzden 23ü istemiştim.
* M.T. : Cüsseye göreyse Neşve 33 falan giysin o zaman. :) Dünya Şampiyonasındaki favorilerinizi öğrenebilir miyim?
N.B. : Ben Brezilya ve Amerika final oynar diye düşünüyorum. Açıkçası Çini favori olarak görmüyorum.
A.K. : Bence Brezilya olabilir kazanan takım. Finali de Amerika ile oynar diye tahmin ediyorum. Grand Prix maçlarına da baktığımız zaman Amerika öne çıktı. Ama Çinde bir sürpriz yapabilir. Zaten Çin bizim grubumuzda, eğer gruptan biz 1 çıkarsak o zaman değişebilir.
* M.T. : Sizin gibi bende Brezilya Amerika fianli düşünüyorum. Ve geçiyorum bizim gruba. Türkiyenin bulunduğu grupta Çin, Rusya, Dominik, Güney Kore ve Kanada var. Sizce bu grupta iddiamız nedir? Ve sonrası ne olur?
A.K. : Ben Çin favori olamaz dedim ama Çin Mastersta 2 kere yenildik. Üstelik onların eksikleri vardı ve biz tam kadroyduk. Yine zorlayabileceğimizi düşünüyorum ama yenebileceğimizi sanmıyorum. Çin ve Rusya ile birlikte gruptan çıkabileceğimizi düşünüyorum. Bu 2 takımla yapacağımız maçlar üst sıraları belirleyecektir. Biz 3 oluruz sanırım. Diğer 3 takımın zorlayabileceğini sanmıyorum.
N.B. : Gruptan 1 çıkarsak daha kolay rakiplerle eşleşme şansımız olduğundan birazda buna bağlı ileride ne yapabileceğimiz. Ama Çinin 1. çıkacağını düşünüyorum. Ve Rusyayı yenebilecek kapasiteye sahibiz. Rusya maçı ikinciyi belirleyecektir. Diğer takımlar Asumanın da dediği gibi bizi zorlayamazlar.
* M.T. : Bana kalırsa Rusya, Çin, Türkiye ve Dominik sıralaması olacaktır. Rusya gerçekten çok güçlü ve tecrübeli isimlere sahip.
A.K. : Biz Metinle aynı düşünceye sahibiz sanırım. :)
N.B. : Bana kalırsa Çin, Türkiye, Rusya, Dominik sıralaması olacaktır.
* M.T. : Sence Türk genç oyuncular gelecek için umut vaat ediyor mu? Ya da yeterli çalışmayı yaptıklarını söyleyebilir misin? Neler yapmalılar? Neden yabancı oyuncuların önlerine geçemiyorlar?
A.K. : Türkiyede her branşta bir yabancı sevdası var. Yabancı oyuncu mutlaka oynamalıdır düşüncesine sahibiz. Ama bu konuda genç oyuncularından biraz hatası var. Onlarda nasıl olsa bu yabancıyı kesemeyeceğim deyip sineye çekip, yeterli çalışmayı yapmıyorlar. Yenilmişliği kabul etmek kaybetmektir.
N.B. : Ben de çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Özellikle geçen sezon Ekstra sürekli çalışmalar yaptım. Yabancı oyuncular tabi ki de gelicek oynıcak her branşta bu böyle biz çalışmamıza bakacağız.
* M.T. : Aysun tecrübeli. Evet ama 2 sene ara verdi. Eski Aysun un yerinde yeller esiyordu. Bugüne kadar unutamadığınız maç hangisi? Unutamadığın anlarını bizimle paylaşır mısınız ? O anları bize de yaşatmanı istiyorum. :)
N.B. : 2. olduğumuz Dünya Şampiyonası yarı final maçı. Rusya ile oynadık ve 3 1 kazandık. O maçta gerçekten elim ayağım titriyordu heyecandan. Geçen günde facebookta videosunu izledim. Maçı 8 blok ile bitirdim. O zaman hücumda yapıyordum. İyi bir maç çıkarmıştım.
A.K. : Benimde o Dünya Şampiyonasında 3 0 kazandığımız Japonya maçı vardı. 2 gün ara vardı. Japonlarda kısa olduğu için Mehmet abi hep elleriniz yukarıda başlayacaksınız derdi. Başka türlü yetişemeyiz çünkü çabuk oynuyorlar. O maçta takım halinde 17 ya da 18 blok yapmıştık. Hani ben bile blok yapmıştım yani :)
* M.T. : Geçiyorum artık özel hayata. :) Öncelikle sizin için özel olan, en sevdiğiniz şehri öğrenmek istiyorum. Türkiye ile sınırlı kalmanızı istemem. Yaşamak istediğiniz yer neresidir?
N.B. : Kesinlikle İstanbul. O kadar yer geziyoruz. Dünya Şampiyonası falan filan gidiyoruz. Hep şunu diyoruz. Hiçbir şehir İstanbul gibi olamaz. Trafik falan çok kötü ama herşeye rağmen seviyorum burayı. J
A.K. : Ben İzmir. Küçüklükten beri akrabalarımız var orada. Hep gittiğimde oraya mutlu oluyorum. Ve yaşlanınca orada bir cafe açmak istiyorum. :) İnsanı biraz daha elit. Trafik derdi yok. Yaşlanana kadar İstanbul, ondan sonra kafa dinlemeye İzmire giderim.
* M.T. : İstanbul kesinlikle tartışılmaz ama ben Ankarada yaşayabilirim. Az insan olması hayatı kolaylaştırıyor. Trafik olsun, kaos olsun. Yaşadığım bir olayı anlatayım hemen. Avrupa Ligi finalleri için temmuzda oradaydım. Balık yedim ve zehirlendim. :) Başkent Üniversitesi Hastanesine kaldırıldım. İnanılmaz bir hizmet gördüm. Hastaneye girdiğim andan itibaren serum takıldı, saatlerce ilgilenildi. Ve başımdan 2 hemşire, 1 doktor hiç ayrılmadı. İstanbul da olsa mide zehirlenmesi desen, beklesin gelirim birazdan der doktor. :) Neşve BÜYÜKBAYRAM ve Asuman KARAKOYUN voleybol dışında neler yapar ? Hobileri ve yapmaktan hoşlandığı şeyler nelerdir?
N.B. : Ne yapar? :) Okul zamanı okula gider. Onun dışında genelde sınavlar için ders çalışırım. Sezon çok yoğun geçiyor ve gezme çok kısıtlı oluyor ama bu kendimi kısıtladığım anlamına da gelmiyor. :) Doğru zamanda gezip kafa dağıtmak en doğal hakkımız diye düşünüyorum. :) Kızlarla beraber planlar yapmak çok zevkli oluyor.Sanki hiç görüşmüyormuşuz gibi dışarıda da sürekli beraberiz. :) Ama off günlerimde ailemden ayrı yaşadığım için genelde onları tercih ediyorum.
A.K. : Bende okula ayırıyorum zamanımın büyük çoğunluğunu. Neşve beni peşinden sürüklüyor zaten. :) Onun dışında uğrak yerimiz İstinye Park. Sürekli oraya gidiyoruz. Kulübede çok yakın. Bizi görmek isteyenler İstinye Parka gelebilirler. :) Ablamlar evli olduğu için çok görüşemiyoruz. Onlarla vakit geçirmeyi çok özlüyorum ve seviyorum.
* M.T. : Gitmeyi çok sevdiğiniz veya anısı olan bir yeriniz var mı?
N.B. : Ben starbucks herhalde. :)
* M.T. : Evet senin kesinlikle orası. Tartışılmaz bile. Ne zaman arasam starbuckstasın. :)
A.K. : En çok sevdiğim şey sahile gidip oturmaktır. Özellikle dondurma yemeyi severim.
* M.T. : Bu yılki tatilinizi nerede nasıl geçirdiniz?
N.B. : Sezon biter bitmez Milli Kampa girdik. Temmuz ortasındaki Avrupa Liginden sonra bir tatilimiz vardı. Hep beraber bir tatil yapmak istiyorduk. Ama benim Milli Takım kadrosunda devam etmem sebebi ile ertelendi. Sonra kızlar aradı ve Bodruma kaçalım dediler. 5 günlük bir Bodrum sefası sürdük. Ağustosun 1inde döndük. 1 hafta kadar teyzemler bizdeydi ve evde takıldım. O ara Serdar Ortaç konserine gittim. Sonra da antrenmanlar başladı.
A.K. : Benim Milli Takım biraz daha erken bitti. 10 günlük bir tatilim oldu. Zaten 3 4 gün İstanbuldaydım. Büşra ve Gözde ile gezdik. Kalan 5 günde annemlerin yanına Tekirdağ da ki yazlığa gittim. Antrenmanlara başladık. Sonra Gökhan abiden yüzsüzlük yapıp Bodrum için izin istedik. :) Başka yapacak zamanımız yok. Ne yapalım?... Bodrum da çok güzeldi. Tekne turu yaptık, Halikarnasa gittik, gemi kaptanlığı yaptık. Ve hatta Neşve oradaki Starbucksta bile kahve içti. :))))
* M.T. : Alışverişe çıktığınızda gittiğiniz özel bir yer var mı ? Mesela elbise alırken ilk baktığımız yer şurasıdır dediğiniz bir marka, mağaza ya da alışveriş merkezi falan?
N.B. : Alışveriş çok tehlikeli bir şey. Sınırı olmayan bir şey. Genelde İstinye Parkı tercih ediyorum. Ya da Cadde olur. Abercrombie, CK, Guess, Mango, Nike, Gap, Zara falan filan. :)
A.K. : Alışverişi genelde beraber yaptığımız için bir farkı yok. :)
* M.T. : Yemek yemeyi sevdiğin özel bir yer var mı ? Ya da sende güzel anıları olan bir yer ?
N.B. : Midpoint . Salata ve et yemeklerini çok seviyorum. Ve yine beraber gidiyoruz.
* M.T. : Hayatınızda özel birisi var mı?
N.B : Evet var. :)
A.K. : Forever single :) Öyle biri yok.
* M.T. : Reklamcılık okuduğunu biliyorum. Ve fotoğraf çekmeyi sevdiğini de biliyorum. En çok neyin fotoğrafını çekmeyi seversin? Kuşlar, böcekler, arabalar v.s.
N.B. : Sevdiklerimin tabiî ki de. Çevremdeki tüm insanların fotoğrafları bana aittir.Ben olmasam fotoğrafları olmaz. :) Elimden fotoğraf makinesi düşmez. :) Fotoğraf çekerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum.
* M.T. : Asuman özel bir hobin var mı ? Yani sürekli yaparım dediğin? Fotoğraf çekmek, resim çizmek v.s.
A.K. : Hiç öyle özel bir yeteneğim olmadı. Ben sinemaya gitmeyi çok severim. Benimde iyi bir makine alıp kursa gitme isteğim var. Büşra ve Neşve çok sever fotoğraf çekmeyi. Onlardan bana da geçti. :)))
* M.T. : Beni kırmayıp geldiğiniz ve bu kadar içten, açık bir sohbet yaptığınız için teşekkür ediyorum. Söylemek istediğiniz bir şey varsa dinliyorum.
N.B. : Bana bu şansı verdiğin için çok teşekkür ediyorum. Sonuçta kendimizi anlatma şansı buluyoruz. Yaptığın işleri takip edip beğeniyorum. Başarılar. Çok teşekkürler.
A.K. : Neşvenin dediklerine katılıyorum. Çok teşekkürler her şey için. Umarım daha başarılı günler seninle olur. Görüşmek üzere. Herkese sevgiler.