MEDYA EMEKÇİLERİ

Bir önceki yazımda güzellikleri görelim, voleyboldaki iyi gelişmelere odaklanalım demiştim. Ama Polyanna tribine girmeye de gerek yok. Burası özgür bir ülke herkesin fikri önemli. Fakat bir şeyi söylerken yada yazarken o konuyu ne kadar bildiğiniz ne kadar araştırdığınızda önemli.

Bu yazımda biraz gözden kaçanlara daha doğrusu gözden kaçanları yakalayanlara değinmek istiyorum... Konumuz voleybol medyası...

Medyamız yapması gerektiği şekilde araştırıyor,eleştiriyor hem iyiyi hem de kötüyü göz önüne sermeye çalışıyor. Böyle olunca bazıları rahatsız oluyor. Gazetecilerle kavgalı klüpler olması son derece yanlış.

Yalnız belli kulüplerle fazla yakın olan medya.... yada klüp, sporcu ve federasyon ile çıkar işbirliğine yada çatışmasına girmiş yazarlar da çok tehlikeli. Herkes işini dürüstçe yapmalı.

Ben burada, bu işe gönül verenlere teşekkür etmek istiyorum. Yazım boyunca bir çok unuttuğum isim olacak eminim bu yüzden hepsinden şimdiden özür dilerim. Ben biraz balık hafızalıyımdır da. Yıllar boyunca kafa aldığım darbelerinde etkisi olsa gerek.

Bu teşekkür etme alışkanlığı bende huy oldu diye yapıyorum sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İşin içine girince gördüm ki eğer spor medyasında futbol harici bir branşla uğraşıyorsanız işiniz iş. Kaynaklarınız kısıtlı, takipçiniz az ve emeğinizin karşılığı daha da azdır.

Buna rağmen Galatasaray  Televizyonu için gittiğiniz salonda Beşiktaş Tekerlekli Sandalye takımından oyuncular, menajerler size gelip o spor’a olan katkılarınızdan dolayı teşekkür ediyorsa  o anda yaşanan manevi tatmini kelimelerle anlatmak zordur.

Ve ben bu tatmin duygusunu hemen hemen gittiğim tüm branşlarda yaşadığımı düşünüyorum.

Allah için voleybolda bu hazzı yaşadığım branşlardan biri. Gerek federasyon gerek antrenörler, oyuncular, seyirci hemen hemen herkesten güzel geri dönüşler alıyorum.

Ama bu işe yıllarını vermiş bir çok kişi camiadan yeterli takdiri görmüyor gibi.

O yüzden ben Türk voleybolunun en sivri dili ‘Duayen’ Cengiz abiye, ilk antrenörlerimden bir araba fırçasını yediğim dünyalar tatlısı Alev abiye, Sevgili Ragıp Tekin’ e,  Zeki abiye tüm konuklarından daha çok konuşan Metin Görgün’ e, yazılarının son dönemine yetişebildiğim Tankut Antikacıoğlu' na, Fenerbahçe camiasının taptığı Dünya Abi, Aylin abla ve Kıvo üçlüsüne, Her yazısı olay olan Kenan abime... Ayrıca şu anda adı aklıma gelmeyen daha nicelerine voleybola hizmetlerinden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum.

Sadece onlar değil tabi bu işin arkasında duran görünmez kahramanları var. Başta D SPOR’ da birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarım olmak üzere, TRT, ART, GSTV, BJKTV,  FBTV ve EuroSport’ ta maç anlatan, çeken, yayınlayan herkese elinize sağlık diyorum.

Aslında söylenmesi gereken, her biri bir konu başlığı, ayrı bir yazı olacak o kadar çok isim var ki..... Ama  sevgili Enver Bağlarbaşı’ nın voleybolun tek özel dergisi Manşet’i ayakta tutma çabasını da ayakta alkışlıyorum.

Sanal aleme de değinmek gerekirse www.voleybolum.com ‘un kurucuları Suat Carlı ve pigmelerin en sevimlisi sevgili Cem Çoban... Olaya bambaşka bir boyut kazandırdınız. Tekrar teşekkürler.

Sitesinde voleybola farklı bir gözlükle bakan, bize bir çok yeni köşe yazarı kazandıran, fikirlerimizi birbirimizle paylaşmamızı sağlayan  Ufuk kardeşime ve geceleri gündüzleri voleybol olan  Altın kızlar Zeliş - Begüm ikilisine de çok teşekkür ederim.

Türk voleybolunun yakışıklısı, benim dönemimin ilahlarından Emrah abi, en beğendiğim kanallardan biri olan NTV sporda program yapan voleybolun güzel yüzü Burcu Hakyemez seçtiğiniz konuklar ve verdiğiniz emek için teşekkürler.
 
Bakın voleybol medyası hızla büyüyor ve genişliyor. Herkesin yazdıkları ve görüşleriyle hem fikir olmayabilirsiniz. Zaten okuyanlar, izleyenler iyi ve kötü arasındaki farkı görecektir diye inanıyorum. Bu da kalitenin değerini arttıracaktır. Şimdi önemli olan yapılan emeğe ve sunulan işlere saygı duymak.

Medyamız bir çok yazı yazıyor, bir çok eleştiride bulunuyor.... hepimiz farklı yada benzer şeyler söylüyoruz. Hedef yanlışları bulmak ve yapılan iyi şeyleri duyurabilmek. Kimse bilmedikten sonra dünya şampiyonu olsanız neye yarar.

Rahmetli Değer abi vefat etmeden yaklaşık 1,5 ay önce beni yanına çağırmıştı. Kesip sakladığı voleybol haberlerini bana gösterirken gözlerinin içi parlıyordu. Değer abi bana iki şey söylemişti.... Cesur ol ve kıymet bil.

Vefa sadece bir semt adı değildir. Eminim benim unuttuğum bir çok isim var onları da siz yorumlarınızda hatırlatır, onore ederseniz yazı amacına ulaşmış demektir....

Teşekkürler.
 
 
A D N A N    P A Ş A O Ğ L U
adnanpasaoglu@hotmail.com
13.03.2009

NOT: Bu yazı Sn. Adnan PAŞAOĞLU ve Sn. Ufuk SOYGÜR' ün izniyle kullanılmıştır.
Teşekkürler.